İbrahim Karagöz
Social Media Manager & Copywriter

ATLIKARINCA’DAN HİKAYELER #3

Atlıkarınca Tasarım Atölyesinin nasıl park olmasıyla ilgili başlayalım yazımıza; Bizi sosyal medyadan az çok takip ediyorsanız terasımızın ne kadar canlı ve rahat bir yer olduğunu görmüşsünüzdür. Ben yine de biraz tasvir etmeye çalışayım size armut koltuklar mı dersiniz salıncaklar mı dersiniz ne ararsanız var, park ve cafe yapısına uygun ortama sahip durumdayız. Bir de çıktığımız molalardan eğlenceli tavrımız su savaşları, armutlara oturma yarışı derken dışardan tam bir eğlence merkezi olarak gözükebiliriz.

Hikayemize dönecek olursak bundan birkaç gün önce ofisimizin kapısı çaldı ve iki kişi geldi; ‘’Biz bu civarda oturuyoruz burası ne iş yapıyor, dışardan gördüğümüz kadarıyla çok eğleniyorsunuz bizde bir ziyaret edelim, merak ettik’’ dediler bizde uygun bir dilde ofisimizin bir reklam ajansı olduğunu anlattık ve konuşmamızı bitirdik.

Bir iki gün sonra; Bizim ofisimizin akşamları meşhurdur. Çay ve nargile eşliğinde mesaiden sonra terasımızda uzun uzun muhabbetlere dalarız. Yine beraber bir şekilde oturuyoruz muhabbet çayın suyu gibi sımsıcak.

Atlıkarınca Tasarım Atölyesinin şirket telefonu çaldı ve aynen aktarıyorum; ‘’ Merhaba telefon numaranızı internetten aldık. Ortamınızı oturduğumuz yerden görebiliyoruz. Çocuklarımız terasınızda çok oynamak istiyor. Bizde bir çay içmeye ziyaretinize gelelim’’ dediler. Uygun bir şekilde buranın bir reklam ajansı olduğunu ve geniş bir kadroya sahip olduğumuzu söyledik. Ama çocuklarının bir kereye mahsus istedikleri zaman gelip oynayabileceklerini dile getirdik hevesleri kırılmasın diye, teşekkür edip kapattılar. Mustafa abinin olayı bize anlatması ile herkes bir şok oldu tabi..

Ama güldük eğlendik, ne kadar gurur duysak az..

Sonuç olarak; Eğlenceli bir sektörün içindeyseniz, eğlenceli bir yaşam alanına sahip olmalısınız. Atlıkarınca Tasarım Atölyesi’de tam anlamıyla böyle bir yapıya sahip,  övünmek gibi olmasın ama biz eğlenceyi dibine kadar yaşayan bir reklam ajansıyız.

Benzer Yazıları